Helal ve Temiz Şeylerden Yemenin Faydaları

Helal yemek, Allah’ı sevmeye ve cennete götüren bir yoldur.

Bakınız ayet-i kerîmede, şeytan ve helal yemek arasında ilişki kuruluyor: “Ey iman edenler, helal ve temiz yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin”

Bunu tefsir eden âlimlerin bazıları diyor ki; “Bir adam ibadet yapsa dahi şeytan onun yemesine içmesine bakar. Eğer yemesi içmesinde haram varsa kendi avanelerine (yardımcılarına) der ki; “Onunla uğraşmayın. Onun yemesi, içmesi onu bizim istediğimiz çizgiye getirecektir zaten”

Haram yemek, insanı şeytanın çizgisine götürür yani, Allah korusun.

Ama helal yemek, hem Allah’ın sevmesine hem de Allah’ı sevmeye vesiledir.

Helal yiyen kişiden Allah razı olur.

Helalden yemek insan da Allah sevgisini geliştirir ve de cennete götüren bir yol olur.

Helal yemek, duaların kabulüne vesiledir.

Helal yemek ömre bereket, mala büyüme imkânı sağlar. Ömrü bereketlendirir.

Malı da arttırır.

Rasûlullah (s.a.v), zekâtla ribayı kıyaslayarak buyuruyor ki; “Vallahi riba, yani faiz, malı-serveti artırmaz. Vallahi zekât, malı eksiltmez”

Evet, yüz bin lira parası olan kişi, iki bin beş yüz lira zekât verir, geriye doksan yedi bin beş yüz lirası kalır.

Görünürde bir eksilme var, ama Allah Teâlâ doksan yedi bin beş yüz liraya öyle bir bereket verir ki ötekini katlar, onun kat kat üzerine çıkar.

Diğer taraftan, mesela yüzde on faiz alan kimse yüz bin lirayı faize verdiği zaman yüz on bin lira alacaktır.

Görünürde bir artma var, ama Allah Teâlâ, onu kökünden mahvederim, diyor. Günü geldiğinde hepsini kaybeder o adam.

İşte sadaka, malı bereketlendirir, faiz helak eder.

Helalden yemek ise hem ömrü bereketlendirir, hem malı artırır.

Helal yemek, hem dünyada saadete erdirir, hem de ahirette kurtuluşu elde etme başarısını kazandırır.

Helal yemek, konuşma üslûbunda ve davranışlarda bir tatlılık, hoşluk meydana getirir.

Helal yiyen kişilerin konuşması da fark eder, davranışları da farklı olur.

Uysal olur. Kırıcı olmaz; konuşmasında kırıcı olmaz, davranışlarında karşı tarafı rencide edici olmaz, temiz olur.

Helalinden yiyenlerin zürriyeti de bereketli olur.

Gelecek olan nesli de temiz olur. Bu aşağıya doğru da böyle devam eder.

Bu da çok önemli. Kur’ân-ı Kerîm’de Musa (a.s) ile Hızır (a.s) (veya başka bir zat da olabilir, deniyor.) kıssasını bilirsiniz.

Bu kıssa içerisinde şöyle bir olay geçer: İkisi birlikte bir köye veya bir kasabaya gittiler. Onlardan kendilerini misafir etmelerini istediler.

O köylüler, onları misafir etmedi, yiyecek bir şey vermediler. Ama buna rağmen Hızır (a.s), orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördü ve onu eliyle düzeltti, sağlamlaştırdı.

Musa a.s dedi ki; “Buna karşılık ücret alabilirsin. Bunlar bize ikramda bulunmadılar”

Hızır (a.s), bunu yapmasının gerekçelerini ifade ederken şöyle bir ifade kullanıyor; “O ev iki yetim çocuğun idi. Bu çocukların babası da salih bir insandı. Düzeltmekteki maksadım da altında hazine olmasıydı. Yıkılsaydı, ortaya çıkacak, başkaları bulup çocukların elinden alacak onları. Düzelttim ki yıkılmasın da bunlar büyüdükleri zaman kendileri hazinelerini çıkarsınlar” Şimdi, “Bu çocukların babası da salih bir insandı”

Bu ifadeler hakkında bazı müfessirler diyorlar ki; “çocukların babası” diye geçen kişi yedi baş yukarıdaki bir dedeleriydi aslında.

Onun duası bunlara tuttu. Yani yedi baş yukarıdaki dedenin duasının bereketi bu.

Allah Teâlâ, bu çocukların hazinesini korudu. Demek ki babanın, annenin, büyüklerin dikkatli davranmaları, salih olmaları, nesillerinin de hem dünyada hem ahirette karşılığını bulmalarına vesiledir.

Bu örnekte de olduğu gibi, helaliyle yiyen kişilerin soyları, zürriyetleri temiz ve bereketli olur.

...

İslam’ı Yıkmak İçin Kur’an-ı Kerim’i Kullananlar

Asr-ı Saadetten bugüne kadar İslam’ın iki temel kaynaklarının başında gelen Kur’an-ı Kerim’in, günümüzde, Sünnet-i Nebeviyye …